Dosya

Sorularla düşünülmüş, kaynağıyla yazılmış uzun yazılar.

Sorularla Akıllı Şehirler · 3/10

"Akıllı" ne vaat etti, kim vaat etti?

· Tansel Okay

İlk yazımda, fuarda gördüğüm çözümlerde aynı döngünün aklıma geldiğini anlatmıştım: farkına var, karar ver, tepki ver; farklı zaman aralıklarında.

İkinci yazıda bu döngünün şehri yönetip yönetemeyeceğini sorguladım ve döngünün şehrin parçalarına yardım edebileceği, ancak örgütlü karmaşıklık problemi olan şehrin bütününü yönetemeyeceği sonucuna vardım.

Şimdi yanıtlamaya çalışacağım soru şu: Bu döngünün şehri yönetebileceğini kim, ne zaman ve nasıl vaat etti; yapabildiler mi?

Üç kelime

Kasım 2008’de IBM’in CEO’su Sam Palmisano New York’ta bir konuşma yaptı. Dünyanın üç şey hâline geldiğini söyledi: ölçülen (instrumented), birbirine bağlanan (interconnected) ve akıllanan (intelligent).1 Bunun bir mecaz olmadığını, zekânın dünyanın gerçekten işleyişine yerleştirileceğini ekledi.1

Bu üç kelimeyi okuyunca durdum. Benim döngüm “farkına var, karar ver, tepki ver”di. Palmisano’nun kelimeleri ilk ikisini karşılıyordu: ölçülen dünya “farkına var”, akıllanan dünya “karar ver”; aradaki “birbirine bağlanan” da fuarda gördüğüm ağdı. Ama üçüncü adım, “tepki ver”, vaatte yoktu. İkinci yazıda sınırın tam da orada olduğunu görmüştüm.

Birkaç yıl içinde vaat bir pazarlama diline dönüştü. Adam Greenfield, 2013’te “kanonik akıllı şehri” anlatırken her ayrıntıyı IBM, Cisco, Siemens ve sıfırdan şehir kuran şirketlerin tanıtım metinlerinden aldığını yazıyor.2

Kontrol odası

Vaadin vitrini Rio de Janeiro oldu. Aralık 2010’da IBM’le birlikte kurulan operasyon merkezi, şehrin birçok kurumunun verisini tek bir ekran duvarında topluyordu.3 Bir yıl kadar sonra belediye başkanı Eduardo Paes, bir konferansta şehrini teknolojiyle oradan, Kaliforniya’dan yönetebildiğini, “her şeyi bildiğini” söyledi.3

İkinci yazıdaki kontrol merkezini hatırlıyorum: Ekran darboğazı görmüştü, köşedeki huzurevini ise görmemişti. “Her şeyi bilmek” tam olarak o ekranın vaadiydi.

Sıfırdan şehirler

Vaadin en saf hâli, şehri en baştan veriyle kurmaktı.

Güney Kore’deki Songdo, Seul’ün dertlerine çare olarak tanıtıldı; 2018’de bir gazete onu “gecikmiş, pahalı ve yeterince insan yaşamayan” bir yer olarak anlatıyordu, bir sakini ise “hayalet kasaba” diyordu.4 Abu Dabi’deki Masdar 2006’da 50.000 kişilik sıfır karbonlu bir şehir olarak başladı; on yıl sonra planın yüzde beşinden azı yapılmıştı.5 Bugün burada yaşayan ve çalışan insan sayısı 15.000 civarında olarak veriliyor ve artık bir bitiş tarihi yok; Masdar, kendini bir şehirden çok, Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) genel merkezine ev sahipliği yapan ve 2050’de net sıfırı hedefleyen yeşil bir iş ve araştırma bölgesi olarak tanıtıyor.6 Google’ın kardeş şirketi Sidewalk Labs, Toronto’da “internetten yukarı doğru” bir mahalle kurmayı önerdi; Mayıs 2020’de ekonomik belirsizliği gerekçe göstererek projeden çekildi. Karşı çıkanların sözü ise başkaydı: “Bir rıza sorunumuz var.”7

Bu projelerin her biri farklı nedenlerle tökezledi: kimi paradan, kimi siyasetten, kimi de mahremiyet tartışmasından. Hepsinin aynı hatadan doğduğunu söyleyemem; ama birlikte, teknolojiyle tasarlanmış bir şehrin toplumsal olarak da beklendiği gibi işleyeceği varsayımını sorgulamaya değer kılıyorlar.

Vaadin hatası

Greenfield’a göre akıllı şehir, ilke olarak bile hiçbir yerde ulaşılamayacak bir nesnellik, bütünlük ve kusursuz bilgi iddia ediyor.8 İkinci yazının diliyle söylersem, vaadin içinde bir çelişki vardı: örgütlü karmaşıklık problemini, basit problemlerin araçlarıyla çözmeye söz veriyordu.

Ama dürüst olmak gerekirse, satıcılar bir şey saklamıyordu. Satılan şey açıktı: ölç, bağla, optimize et. Asıl soru, şehirlerin bu satış vaadini neden bir yönetim biçimi olarak satın aldığı.

2019: dil değişti mi?

2019’da fuarda bir kişi, oturumlarda konuşulanları çizerek özetliyor ve çizimleri salonların hemen dışındaki ortak alana asıyordu. Bunların fotoğraflarını çekmişim; bugün yeniden bakınca aynı fuarda üç farklı vaadin yan yana durduğunu görüyorum.9

Siemens yöneticisi Roland Busch’un oturum afişinde eski vaat dimdik duruyor: ölç, cihazları bağla, harekete geç, karar ver, önle, tahmin et. Aynı afişte dürüst bir itiraf da var: “Planlama yanlışsa teknoloji kurulamaz ya da çalışmaz.” Fuarın kendi duyurusu “görünmeyeni görünür kıl” diyor. Panellerin afişlerinde ise yeni bir dil var: “Vatandaşlar veri taşıyıcısı değildir”, “Güven asıl para birimidir”, “Alçakgönüllülükle”.9

Bu yeni dilin nereden geldiğini kesin olarak bilmiyorum; ama 2019’a gelindiğinde bağlam değişmişti. Avrupa’nın veri koruma yasası 2018’den beri yürürlükte.10 Toronto projesi büyük tartışma altındaydı.7 Fuarın ev sahibi Barcelona da başka bir yol deniyordu: belediyenin 2015–2019 dijital planı, “akıllı şehrin ötesine” geçmeyi hedefliyor; teknolojinin insanların hizmetinde olması gerektiğini, insanların teknolojinin hizmetinde olmaması gerektiğini söylüyordu.11 Ama Barcelona ölçmekten vazgeçmemişti; sensör ağı da yönetim panosu da plandaydı. Planın amacı, ölçmeyi bırakmak değil, dijital teknolojilerin ürettiği veri üzerindeki denetimi şehre geri kazandırmaktı.

Yine de eski vaat yeni dilin içine sızmıştı. İnsan odaklı bir panelin afişinde “algoritmalar (önyargısız)” yazıyordu.9 Hâlbuki bir şeyleri görünür kılmanın başka şeyleri görünmez kılabileceği, afişlerde pek dile getirilmiyordu. Bence vaat dilini değiştirdi, ama özünü tamamen değil.

Yeterince akıllı

Ben Green bu vaadin altındaki inanca “teknoloji gözlüğü” diyor: teknolojinin toplumsal sorunlara tarafsız ve en iyi çözümleri sunduğu ve toplumsal değişimin ana motoru olduğu inancı. Onun önerisi, “yeterince akıllı şehir”: teknolojiyi güçlü bir araç olarak kullanan ama kendi başına bir amaç saymayan bir şehir.12

Benim sınırım da bu: sistem karara destek olur; kararı devretmek ancak ışık süreleri gibi dar işlerde ve büyük bir dikkatle mümkün. Ama “destek” de kendiliğinden güvenli değil. Green’in deneyleri, insanların algoritmanın önerisiyle karar verdiği bu düzenin ciddi sınırları olduğunu gösteriyor.13 Döngüde bir insanın olması yetmiyor; o insanın düşünmesi için zamanı ve gerekçesi olmalı. Arabanın frenine güvenirim, ama ayağımı pedala yakın tutarım.

Kim, ne vaat etti?

Vaadi en yüksek sesle teknoloji şirketleri verdi: ölçülen, bağlanan, akıllanan bir şehir.

Bazı belediye başkanları onu bir ekran duvarı olarak satın aldı. Yatırımcılar onu sıfırdan kurmaya çalıştı. Vaat edilen şey, Barcelona’da gördüğüm döngünün şehri yönetebileceğiydi.

Yapabildiler mi? Sıfırdan kurulan şehirler vaadi tutturamadı. Gerçekten neyin işe yaradığı ise ayrı bir soru; ona dizinin sonunda döneceğim.

Benim için açıkta kalan, döngünün üç adımına denk düşen üç soru var; bunları kendime soruyorum. Neyin farkına vardığımı biliyorum; peki neyin farkına varamadığımı biliyor muyum? Kararlarımı, onları uygulama kabiliyetim ne ölçüde şekillendiriyor? Ve en önemlisi: birden fazla seçenek olduğunda, onları sıralayacak değerlerim neler?

Vaadin en yeni hâli bugün “dijital ikiz”: şehrin canlı bir kopyası, “farkına var” adımını kusursuzlaştırma iddiası. Bir sonraki yazının sorusu bu: Dijital ikiz nedir: harita mı, model mi, ayna mı?

Aynı konferans salonu, bu kez dolu; siyah-beyaz fotoğraf.
Konferans salonu. Smart City Expo World Congress, Barcelona, Kasım 2019.

Bu yazıyı kendi geliştirdiğim Düşünce Stüdyosu ve Claude'un yardımıyla, kaynakları inceleyerek yazdım.

Yayımlanmadan önce Emel Okay okudu; geri bildirimleriyle yazıyı daha iyi yaptı. Kalan hatalar benim.

Notlar ve kaynaklar

Her not, metnin dayandığı ifadeyi kaynağın kendi dilinde verir; sonra kaynak.

not İfade (özgün dilinde) Kaynak
1 “First, our world is becoming instrumented” … “Second, our world is becoming interconnected” … “Third, all things are becoming intelligent” · “In a word, our planet is becoming smarter. This isn’t just a metaphor. I mean infusing intelligence into the way the world literally works” S. Palmisano, “A Smarter Planet: The Next Leadership Agenda”, Council on Foreign Relations, New York, 6 Kasım 2008 (metin; CFR)
2 “every element of the scenario I present here has been drawn directly from the website copy or other promotional literature of IBM, Cisco, Siemens, Living PlanIT, Gale International (i.e. Songdo) or Masdar.” A. Greenfield, “The canonical smart city: A pastiche”, 26 Mart 2013
3 “The city government and IBM signed an agreement to build a public information management center for Rio de Janeiro.” · “…I can govern my city, using technology, from here, from Long Beach, so I got here last night and I know everything.” IBM basın bülteni, 28 Aralık 2010 (yeniden yayın) · E. Paes, “The 4 commandments of cities”, TED2012 · açılış: Centro de Operações Rio (“Inaugurado em dezembro de 2010”)
4 “Promoted as the answer to the ills of modern-day living in Seoul, the development is overdue, overpriced and underpopulated.” · “It’s a ghost town.” C. White, “South Korea’s ‘Smart City’ Songdo: not quite smart enough?”, South China Morning Post, 25 Mart 2018
5 “When Masdar City began, in 2006, the project was touted as a model … with 50,000 residents and 40,000 commuters.” · “…only a fraction of the town has been built - less than 5% of the original six square km”greenprint” … The completion date has been pushed back to 2030.” S. Goldenberg, “Masdar’s zero-carbon dream could become world’s first green ghost town”, The Guardian, 16 Şubat 2016
6 “It was originally set to be completed in 2016, then 2020, and now a target date has been shelved indefinitely.” · “Con una población aún de unas 15.000 personas…” · “…we move forward towards net-zero by 2050.” · IRENA adresi: “Masdar City P.O. Box 236, Abu Dhabi United Arab Emirates” AP / Fast Company, 9 Aralık 2023 · EFE / Diario Expreso, 17 Ocak 2025 · Masdar City, 2024 ESG Report, s. 2 (kurumun kendi beyanı) · IRENA iletişim
7 “…if you built a city”from the internet up?“” · “So it is with great personal sadness and disappointment that I share that Sidewalk Labs will no longer pursue the Quayside project.” · “…as unprecedented economic uncertainty has set in…” · “We have a consent problem,” said Bianca Wylie… D. L. Doctoroff, “Reimagining cities from the internet up”, 30 Kasım 2016 · “Why we’re no longer pursuing the Quayside project”, 7 Mayıs 2020 · L. Zarum, “#BlockSidewalk’s War Against Google in Canada”, The Nation, 24 Nisan 2019
8 “The smart city pretends to an objectivity, a unity and a perfect knowledge that are nowhere achievable, even in principle.” A. Greenfield, Against the Smart City (Do projects, 2013), bölüm 4 (yazarın sitesi)
9 Busch oturumu: “Disruption is coming to town. How IoT makes cities smart” — “Measuring” · “Go to all the devices & connect them” · “Act · Decide · Prevent · Predict” · “If planning is wrong… technology does not deploy or work” · duyuru: “Make the invisible visible” · paneller: “Citizens are not data carriers” · “Fundamental trust is the real currency” · “With humility” · “Algorithms (no biases)” Smart City Expo World Congress 2019 (Barselona, 19–21 Kasım 2019) oturum çizimleri, Dibuzpia / Fira Barcelona; yazarın fotoğrafları. İfadeler çizerin oturum özetleridir, konuşmacıların birebir sözleri değil.
10 “The Regulation entered into force on 24 May 2016 and applies since 25 May 2018.” Avrupa Komisyonu, “Legal framework of EU data protection”
11 “Beyond the smart city: The People’s Roadmap towards Technological Sovereignty” · “The digital revolution must serve the many and not just the few” (F. Bria, Commissioner for Digital Technology and Innovation) · “As Barcelona understands it, technology ought to be at the service of people and not people at the service of technology.” Ajuntament de Barcelona, Barcelona Digital City: Putting technology at the service of people — Barcelona Digital City Plan (2015-2019) (belediye arşivi)
12 “…tech goggles are grounded in two beliefs: first, that technology provides neutral and optimal solutions to social problems, and second, that technology is the primary mechanism of social change.” · “…a city where technology is embraced as a powerful tool to address the needs of urban residents … but is not valued for its own sake or viewed as a panacea.” B. Green, The Smart Enough City, MIT Press, 2019, bölüm 1 (açık erişim)
13 “We report on two experiments that evaluate algorithm-in-the-loop decision making and find significant limits to these systems.” B. Green & Y. Chen, “Algorithm-in-the-Loop Decision Making”, AAAI 34(09), 2020